Öğrencilerin Sınıfta Konuşmalarını Sağlamak için Üç Aşamalı Yöntem — II

Çoğu öğrencim, öğretmenin dersi anlatması ve sonrasında konu ile alakalı birkaç soru sormasına alışıktı. Soruları, ya ellerini kaldırıp cevaplıyorlardı ya da bazen yanındaki arkadaşlarına dönüp küçük gruplar içinde tartışıyorlardı.

Proje çalışmalarında, çoğu öğrencim adım adım ne yapacaklarını gösteren, ucu açık bir projeden ziyade, yemek tarifi gibi detaylı proje talimatlarına alışkınlardı. Onları son ürüne doğru ilerleten, öğrenme süreciyle neredeyse alakasız olan yönergeler bekliyorlardı.

Bense çocukları “Çöpten Heykel Projesi gibi projelerin içine atıyordum, mesela bu projede çocukların, evdeki malzemeleri ve çöptekileri kullanarak yeni okudukları kısa hikayelerdeki semboller ve motifleri temsil eden heykeller yapması gerekiyordu. Yönergeler daha çok sürece dayalıydı ve çocukların takip edebileceği 14 adımlık bir süreç yoktu, kendi ihtiyaçlarına göre değişiklik yapabilecekleri şekildeydi. Ancak bunun sefer de çocuklar süreçte kayboldular, nasıl ilerlemeleri gerektiğinden emin olamadılar.

Aynı şekilde, benim hiç konuşmadığım, sadece çocukların kendi sorularını, içgörülerini, fikirlerini ve cevaplarını büyük bir grup halinde paylaştıkları, tartıştıkları Sokratik tartışma çemberleri düzenliyordum. Bu çemberler sırasında çoğu zaman ya sessizlik hakim oluyor ya da birkaç çocuk konuşmayı domine ediyordu. Sonunda, öğrencilerimin kendi öğrenmelerinde sorumluluk almaları için benim onların olmasını istediğim yerden değil de, onların halihazırda bulundukları yerden yola çıkmam gerektiğini anladım.

Böylelikle, sınıf içi tartışma alışkanlıkları üzerine odaklanmakla başladık. Çoğu öğrenci, sadece, cevabını benim vermiş olduğum soruları cevaplıyordu. Neden, nasıl, ne zaman, nerede ve kim diye başlayan kendi sorularını sormuyordu. Tartışma sırasında düşündüklerini, bildiklerini ve konu hakkında nasıl bağlantılar kurduklarını paylaşmıyordu. Sadece, doğru cevabı bulmaya odaklanmışlardı. Biz de, öğrenci odaklı sınıfın ilk adımı olarak, bu durumu düzeltmek için çalışmaya başladık.

Image for post
Image for post

Öğrencilerim sınıfa her gün olduğu gibi girdiler, çevrede çok değişiklik yoktu. Masalar küçük gruplarda çalışmaya uygun ayarlanmıştı, projektörde ‘Şimdi Yap’ aktivitesi duvara yansıtılmıştı. O hafta için verilen ödevler, günlere ayrılarak yazılıydı. Tek fark, her sandalyenin üzerinde, içinde farklı renklerde 5 kart bulunan beyaz bir zarf bulunuyor olmasıydı. Bu, ilk tartışma oyunumuzun açılışıydı.

Bu oyun için bana fikri meslektaşım Melisa Perlman vermişti, internette bu oyunun farklı versiyonlarına da rastladım. En iyi yanı, oyunu hazırlamanın ve anlatmanın kolay olması, aynı zamanda her temaya, sınıf seviyesine veya sınıf ortamına adapte edilebilmesiydi.

Oyun basitçe şöyle: Her öğrenciye tartışma sırasında kullanmak üzere farklı renklerde kartlar verilir. Her kartı bir defa kullanabilirler, ama bütün kartları kullandıktan sonra, ‘soru sor’ kartını birkaç kere daha kullanabilirler.
— Kırmızı Kart- Düşünüyorum
— Mavi Kart- Biliyorum (Çünkü)
— Sarı Kart- Soru Sor
— Yeşil Kart- Hissediyorum
— Turuncu Kart- Bağlantı Kuruyorum (kendimle, çevremle, etrafımdaki fikirlere, düşüncelere, daha önce işlediğimiz konularla vb. ilgili)

Oyunda her kart bir puan değerindedir (Bu aktiviteyi notlandırmak tamamen size, sınıfınız ve okulunuzun düzenine kalmış.) ve burada asıl hedef; sadece sonuçta ortaya çıkanı ölçmek yerine (quiz/mini sınavlar), öğrenme sürecinin değerlendirmesini yapmak (etkin bir tartışma ortamı yaratmak).

Bu etkinlik, öğrenci odaklı sınıfı iki açıdan kurmayı sağlıyor. İlki, oyunun sizin seçtiğiniz veya işlediğiniz konunun ve/veya dersin içeriğinin ve sınıf içinde kullandığınız materyallerin etrafında şekillenmesi. Burada, öğrencilerin, yukarıdaki kartları (Düşünüyorum, biliyorum çünkü, hissediyorum, bağlantı kuruyorum vb.) yerinde kullanabilmeleri için derste aktif katılımcı olmaları, dersin içeriği üzerine düşünüp kafa yormaları gerekiyor. İkincisi, sınıfta etkin bir tartışmaya katılmak için farklı yollar gösteriyor olması. Bu da, çekingen davranan veya tartışma sırasında gizlenen öğrencilere yardımcı oluyor.

Son olarak, bu oyunun sürdürülebileceği başka bir kanal daha ekledik. Oyunu; öğrencilerin her zaman sınıfta konuşmalarını gerektirmeden tartışmaya katılabilmeleri ve puan kazanabilmeleri, isterlerse yeni renkte kartlar ekleyerek kendi inisiyatiflerini de oyuna katabilecekleri TodaysMeet.com gibi online platformlara da taşıdık.

Orjinal Metin: The Three-Step System For Getting Students to Do the Talking — A.J Juliani

Çeviri:Serra Savran

Written by

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store