Yazar: Gülay Yeniay Bulut

Birkaç hafta oluyor; çevrimiçi ders sırasında öğrencilerimden biri, “Öğretmenim, bizimle böyle nazik konuşmanızı çok seviyorum.” dedi. Matematik yapıyorduk galiba. Yani sınıf ortamımızı, birbirimize karşı tutum ve davranışlarımızı değerlendirdiğimiz sohbetlerden biri değildi. Gün boyunca aklıma takıldı bu söz. Elbette değerli bir yargıydı. Ama ya yorgun, sabırsız, telaşlı olduğum zamanlar… Ki, son zamanlarda sıkça böyle hissediyorum. Öğrencimin söylediği gibi miyim? İşin gerçeği, bazen emin olamıyorum bundan. Özellikle EYAR’dan kalan, o günlük tutma rutininden sonra…

Aslında çoğumuz, geceleri yastığa başımızı koyduğumuzda günün muhasebesini yaparız, değil mi?: Keşke öyle demeseydim/deseydim, niye öyle davrandım/davranmadım… Ama EYAR rutinlerinden biri olan günlük tutmak…


Yazar: Şirin Piya Giyik

Yazımın sonunda söyleyeceğimi başında söyleyeyim: Eylem Araştırmacı Öğretmen Programı, bugüne kadar katıldığım programlarda beni en çok etkileyen, zorlayan ve kendi öğretmenliğimle yüzleştiren program oldu.

Kapsayıcılık bağlamında ele aldığımız süreç, daha çok kendimize dönmemizi ve kendi pratiklerimizi yeniden düşünmemizi söylüyordu bize. İnsanın kendini sorgulaması gerçekten zorlu bir süreç. Önyargı, kalıpyargı, ayrımcılık gibi kavramlara, “Öğrencilerime önyargılı davranıyor olabilir miyim?” sorusuyla, kendimizi odağa koyarak baktık öncelikle.

Sonra adım adım katılımcı gözlem ve etnografik mülakat yöntemlerini uyguladık. Sadece mülakat yapıp öğrencilerin ihtiyaçlarını tespit etmek bile bir araç olmasına rağmen onlarla kurduğumuz ilişkileri etkiledi. …


Yazarlar: Günalp Turan, Irmak Akıncı Canbaz, Zeynep Hancı

Öğretmen Ağı’na bir şekilde temas ettiyseniz, Irmak, Günalp ya da Zeynep ismini kesin bir şekilde duymuşsunuzdur. Ağ Etkileşim Ekibi olarak, Ağ’ın kendi içinde ve dışındaki tüm etkileşimlerini sağlayan, öğretmenin mesleki ve kişisel güçlenme alanı olan paylaşım ve işbirliği süreçlerini kolaylaştıran bir ekibiz. Dolayısıyla sürekli sahada, Ağ’ı merak eden, Ağ ile ilişkilenen öğretmenlerle ve farklı disiplinlerden birçok kişi ve kurumla birebir temas ediyoruz. Çok severek yaptığımız, çok öğrendiğimiz bu işle ilgili bu yazıyı kaleme alarak, Ağ neler yapar, nasıl yapar, dönüşen ihtiyaçlara nasıl yanıt verir; biraz paylaşmak istedik.

Öğretmenin mesleki ve kişisel güçlenmesi…


Yazarlar: Günalp Turan (Öğretmen Ağı’nın Ağ Koordinasyon ve Topluluk Yönetimi Sorumlusu) & Kansu Ekin Tanca (Teyit’in Eğitim Sorumlusu)

Öğrenme ortamları, dijital dünyanın eleştirel düşünmeyle çözülebilecek sorunlarından azade değil. Teyit ile Öğretme Ağı’nın birlikte geliştirdiği Öğretmenler için Eleştirel Dijital Okuryazarlık projesi, yola terminoloji ve kavramsal güçlenme adımı ile çıkıyor.

Salgınla birlikte hızla dijitale dönen dünya ve salgının getirdiği belirsizlikle sindiremeyeceğimiz kadar çok bilginin yığın halinde üzerimize gelmesi, eleştirel dijital okuryazarlık becerilerimizi hızla geliştirmemiz gerektiğini yeniden hatırlattı.

Bilgi düzensizliği, bilgi gürültüsü, yahut bilgi kirliliği olarak tanımlayabileceğimiz olgunun katlanarak yükselişi, “hakikat sonrası” kavramını, hem içerisinde bulunduğumuz çağ hem de eğitim ortamı için yeniden…


Öğretmen Ağı Yaz Buluşması, 2019

Yazar: Kenan Çayır

“Onlar gerçekten öğretmen miydi?”

Bu soruya bazı arkadaşlarımız Öğretmen Ağı’nın 3 Nisan’da düzenlediği Yaratıcı Özgüven Festivali’nden sonra maruz kalmış. “Onlar”dan kasıt da Festival’de İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü Görgün Taner ile, KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Bekir Ağırdır ile, yazar Ece Temelkuran ve Türkiye’nin daha birçok kamusal figürü ile eşit düzlemde, aynı oturumda konuşan ve bu oturumları yöneten Değişim Elçisi öğretmenler. Peki, öğretmenlerin böyle bir rol üstlenmesi niye şaşkınlık yaratıyor olabilir? Herhalde birçok insanın kafasındaki “öğretmen” şablonuna uymuyor bu roller.

Şaşırtıcı değil, şablonlarla düşünüyoruz. Şablonlara sıkıştırılıyoruz.

Bu şaşkınlığı Öğretmen Ağı’nın Değişim Elçisi öğretmenlerinin üstlendiği birçok…


NeONBRAND, Unsplash

Yazar: Neslihan Uras

Günlerdir bu yazıyı yazmaya çalışıyorum. Oturuyorum, kalkıyorum, sıkılıyorum, yapamayacağım diyorum. Nereden açtım ki bunu başıma, yaratıcılık kim ben kim diyorum. Her şeyi hep sona bırakan biriyim de aynı zamanda. Yine öyle yaptım. Ve şu an stresten ölüyorum. Ama neden? Neden kendimize güvenemiyoruz? Başkaları bize güveniyor ama biz kendimize güvenemiyoruz. Bu toplumsal mı? Hem evet hem hayır sanırım. Özgüvenimiz çok kırılarak büyüyoruz. Kendime olan güvenimi yıllar içinde fena olmayan bir noktaya getirdim ama ideal noktada değil (ideal nedir k?). Özellikle belli konular olunca kendimi fazla hırpalıyorum. Yazma, mevzu bahis olunca bu durum iyice artıyor.

Ben elime kalemi ilk…


Yazar: Gamze Yatkın

Çocuklara dokunmak istiyorum.
Evet evet çocuklara.
Hatta durun bir dakika, çocuklara değil tüm çocuklarıma.
Tabi ki yanlış duymadınız.
Üç tane, yirmi yedi tane, üç yüz elli tane çocuğuma.
Bütün çocuklarıma.
Çocuklarıma do-kun-mak istiyorum.
Çocuklarıma ulaşmak istiyorum.

Böyle başladı karın ağrıları. Karın ağrıları diyorum ki sahiplenmiş olmayalım. İçine düştüğümüz belirsizlikte ne yöne baksak olanaksızlıklar karşıladı bizi. Okullara veda edilmiş -hatta vedaya zaman bırakılmamış- cebimizde hiç hazırlık yok, ekranlarla henüz haşır neşir değiliz ama kucağına düşmüşüz online eğitimin. Belirsizliğin karşısında ilk yardım setimiz henüz hazır değil.

“Ah, vah, tüh” demeden önce bir de Okul Öncesi’nin düştüğü durumu düşünün. Gerçi…


Amador Loureiro, Unsplash

Yazarlar: Muhammed Atalay ve Zeynep Hancı

Kalıpları yeniden üretenlerden, tek boynuzlu bir at üzerinde bulutlara koşanlardan, ılık feminizm rüzgârları estirenlerden, bildik bir öyküyü anımsatanlardan, ilk olmaya çalışanlardan, özlenenlerden, hatıralardan, duyduklarımızdan, okuduklarımızdan, dans ettiklerimizden, hayali arkadaşlarımızdan, tebessüm ettirenlerden, yol gösterenlerden… Kısaca bizi yaratıcı özgüvenleriyle yıkayıp çamaşır ipinde kurutanlardan bir sözlük oluşturduk. Kendi sözlüğünüzü hatırlatacak kişilerle karşılaşmanız dileğiyle, iyi okumalar.

Andy Warhol: Sanat tarihinin Lady Gaga’sı. Hayatında kalıplarla karşılaşmış “Sen sanat katilisin, güzellik katilisin, hatta kahkahanın da katilisin!” denilen, kalıpları kırsa da kırmasa da, kalıpları yeniden üretse de belki kalıpların kendine dönüşse de sıra dışı olmaya cesaret eden yaratıcı karakter.

Björk: Dinlerken…


Franco Antonio Giovanella, Unsplash

Yazar: Yeliz Düşkün

“Ne kadar da yaratıcı!” Küçük çocukların oyunlarını izlerken, anlattıkları hikâyeleri dinlerken ya da yaptıkları resimlere bakarken ağzımızdan kolayca çıkan bu cümle söz konusu yetişkinlerin yaptıklarına gelince o kadar kolay çıkmıyor. Küçük bir çocuğun yaşamında her şey yeni. Onun yaptıkları yetişkinler için ne kadar sıradan olsa da onun için yeni, özgün ve yaratıcı. Kırk yaşında biri patatesleri kesip üzerlerine desenler çizip sonra da bu desenleri boyayarak kağıtlara bassa (evet, patates baskıdan söz ediyorum.) bunu pek “yaratıcı” bulmayız herhalde. Ama aynısını küçük bir çocuk, hem de kendisi keşfederek yaparsa bu şüphesiz yaratıcı olur.

Margaret A. Boden bu ayrımı mükemmel…


Jonathan Velasquez, Unsplash

Yazarlar: Yaratıcı Özgüven Festivali Ekibi’nden Banu Yücetaş, Ceren Karabıyık, Gözde Uysal, Muhammed Atalay, Murat Çıtır, Sedanur Ünlüoğlu, Sena Sarıbaş ve Soner Küçükgökmen

Pandemi dönemde öğretmenler, eğitimi yeniden düşündü, yaratıcılıklarını kullanabilecekleri çeşitli yollar aradı. Bunu yaparken çeşitli disiplinlerle bir araya geldi, üretti ve çoğaldı. Ama öğretmenler bu dönemde, yaratıcı meslek grubundan sayılmadı. İşte biz bu kalıbı kırmak, içimizdeki yaratıcılığı çıkarmak için Öğretmen Ağı Değişim Elçileri olarak Yaratıcı Özgüven Festivali’ni düzenlemeye karar verdik. Değişim Elçileri’nin yaratıcılıklarını besleyen, bu dönemde besleyici bulduğumuz önerileri sizler için derledik.

Bazen bir derdi dinleriz. Bazen tesadüfen biriyle tanışır, onu dinleriz. Bazen tanıdık bir sesi aniden duyar, dikkat…

Öğretmen Ağı

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store