Yazar: Seval Binici

Pınar aradı, konuşacak durumda değildim. Öyle heyecanlı anlatıyordu ki bölmedim. Onun heyecanı bana geçsin, umudu bulaşsın istedim. Başaramadım. Kapatırken, Pınar ben çok kötüyüm, istifa etmek istiyorum dedim. “Ne saçma bir düşünce.” demedi Pınar. “Dur ya ne oluyor bir anlat.” dedi.

“ (…) Çocuklar beni duymuyor çoğu zaman, sanki orada değiller, anda değiller sanki beni görmüyorlar.

Nöbetlerimde eskisi gibi etrafımı sohbet etmek için saran çocuklar yok. Herkes bir şeylerden şikayetçi: Beni itti, beni düşürdü, bana bağırdı, hakkımda konuşuyorlar, beni tersliyor, sözümü bölüyor, vurup kaçıyor, kağıt atıyor, adımı tahtaya yazdı, teneffüste sınıfta kalıyorlar, derste yemek yiyor, defterimi alıyor, defterime bakarak yazıyor, çantamı aldı, kızlar tuvaletine itiyorlar, kötü söz söylüyorlar!

Bir anda okulun, sınıfın bir köşesinde kavga patlak veriyor, durup dururken birlerinin ayağı kayıp düşüyor. Top durmadan birilerine çarpıyor. Kalem açmak bitmiyor, susuzluk dinmiyor, tuvalete gitmek an meselesi. Ağlamak dinmek bilmeyen bir yağmur…

Derslerin tadı yok! Öğrenme aşkıyla yanıp tutuşan yok; zirvede olmak isteyen çok. Takım ruhu, işbirliği, aidiyet çok uzak bir hayal.

Bazı çocuklar okulların kapanacağını, sınavların geçersiz olacağını, e-okul’dan karnesine bakacağını ve takdir alacağını sanıyor. (…) ”

Sonuna kadar dinliyor Pınar, kendi yaşadıklarını da anlatıyor biraz. Konu okullardaki yetişkinci tutumlara geliyor. Okullar çocukları yeterince kapsıyor mu? Dertlerini dinlemek, çözmek için yeterince alan açıyor mu? Kendilerini ifade etmek; kendi yaşamları ile ilgili fikir üretmek, söz söylemek, eylemde bulunmak için yeterince destek veriyor ve rehberlik ediyor mu? Bu mızıkçılık, huysuzluk nerden geliyor?

Beni sakin sakin dinleyip hem de kendi deneyimlerini paylaştığı için teşekkür ederek kapatıyorum telefonu.

Okula gideceğim ama istifa etmek isteyen bir öğretmenin umutsuzluğu ile değil. Öğrenmeye aşık, probleme aşık bir öğretmen olarak.

Akran zorbalığı ile ilgili neler var çözüm merkezinde hepsine tekrar bakıyorum. Okula Uyum Kitapçığı’nda neler var? Kalbimde ne var, çocukların kalbinde ne var iyice araştırıyorum. 10–11 yaşında çocukların özgürlük kadar sınırlara ne kadar çok ihtiyacı var biliyorum. Bağ kurmaya ve duyulmaya, görülmeye ne kadar ihtiyacı var biliyorum. Benim de duyulmaya ihtiyacım var biliyorum.

Okula elimde ilköğretim kurumları yönetmeliği ve sözlü uyarı tutanağı ile gittim. Canımızın yandığı zaman başvurabileceğimiz yasal yollar olduğunu ancak bunlardan önce konuşmanın, dinlemenin belki kendimize dönüp bakmanın önemi üzerine konuşarak başladım işe. Bir de zorbalık konusunda bir sunum hazırlayıp sundum.

Teneffüslerde bana iletilen şikayetler dört katına çıktı. O zaman herkese başına gelenleri küçücük, kısacık da olsa yazmasını söyledim. Birinci sınıftayken kendisinden zorla bir lira alan ama neyse ki şu anda başka bir okulda olan bir çocuğu anlatan bile var. Şimdi bir yandan yazdıkça rahatlıyoruz bir yandan bütün yazılanlar örnek olay olarak elimde birikiyor. Bu örnek durumları “Adım Adım Anladım” etkinliğinde kullanacağım.

Ne dediniz? “Ne zaman derse başlayacaksın?” diye mi sordunuz. Evet, evet, bunu çocuklar da sordu. Biri şöyle dedi: “Öğretmenim, çocuk hakları, eğitim hakkı dediniz peki ne zaman ders işleyeceğiz?”

İşte bu yüzden seviyorum öğretmenliği. Sizi cesurca eleştirebilen çocuklarla çalışırsınız. Ders işliyoruz zaten. Eğitimin kalitesini artırmak için sosyal duygusal becerilerimizi geliştiriyoruz. Anda ve farkında olduğumuzda daha iyi öğreniyoruz. Bilişsel kapasitemiz genişliyor. Yakını da uzağı da daha net görüyoruz. Daha özenli ve daha umutlu olmak bizi daha yetkin kılıyor.

İnanır mısınız çocuklardan alkış aldım…

Seval Binici Hakkında

2008 yılında Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümünden mezun oldu. 2010 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak çalışmaya başladı. Binici, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisidir.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.