Image for post
Image for post
Fotoğraf: Clay Banks, Unsplash

Yazar: Ahmet Canbaz

Bir öğrencimin “Bilgisayarı açtığım anda istemsizce ders linkini tıklamak yerine oyuna giriyorum. Çünkü ben hep öyle yapardım. Bilgisayar benim oyun aracımdı. Şimdi ise ders dinlemek için kullanıyorum. Gözüm, sırtım ve başım ağrıyor, biraz da sıkılıyorum. Okulu özledim, arkadaşlarımla oynamayı özledim.” sözü, bir velimin “İşe gitmek zorundayım ve çocuğumu evde bırakmaya korkuyorum.” sözleri, öğretmenlerin çocukların yeni beceriler edinmesi için arayışları ve ders hazırlığı yapma konusundaki tüm emekleri, eğitime gönül veren paydaşların çabaları, akademisyenlerin çalışmaları ile meramımızı bir arada olarak anlatmamız gerektiğini anladım uzaktan eğitimin ilk başladığı günlerde.

Zor ve bilinmezliğin içinde çıkış yolu aradığımız bu günlerde empati duygusuna hâlâ çokça ihtiyaç duymaktayız. Empati temel olarak kendimizi karşımızdakinin yerine koymak olarak algılansa da, Harvard Business Review tarafından çıkarılan Duygusal Zeka serisinde empati, iletişim halinde bulunduğumuz kişiye bilişsel ve duygusal olarak duyulan ilgi ve o bireyi her yönüyle “anlamak” olarak tanımlamıştır.

Bu tanım üzerinden velinin yaşadığı sıkıntıyı anlamak, okul idarecisinin ve öğretmeninin nasıl daha iyi yapabiliriz kaygısını anlamak, en çok da öğrenciyi ve onun dertlerini anlayarak ortak bir değer ve amaçta hareket etmek, sınıf ekosistemini tüm paydaşları kapsayan bir okul ekosistemine çevirebilecektir.

“Eğitimin odak noktası bilgi değil, öğrencidir.” der Olssen. Bu sözdeki temel duygu, parmak izi kadar farklı olan her çocuğun farklı öğrenme örüntülerine göre bilgiyi keşfetmesi, bilgiyi kendi bakış açısına göre anlamlı kılarak yorumlaması, yeni edindiği bilgileri eski bilgilerin üzerine inşa etmesi, en önemlisi hazır ve sorgulama üzerine kurulmayan bilgilere şüpheyle yaklaşmasıdır.

Tüm şartlar düzelmiş olsa dahi bu süreçten sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, yeni yaklaşımlarla eğitim sisteminin yürüyeceğini düşünüyorum. Geçmişte kalan çözümler ile geleceğin sorunlarını çözemeyeceğimiz görüsüyle tüm eğitim paydaşları ile bir ve beraber olarak bu sorunların altından kalkacağımızı inanıyorum. Velisi, akademisyeni, üniversite öğrencisi, öğretmeni, okul idarecisi ve eğitime gönül veren tüm paydaşlarla bir olup geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımıza yeni fırsatlar sunma, “bir değil, birlik olma” dileğiyle…

Image for post
Image for post

Ahmet Canbaz Hakkında

1987 yılında Denizli’de doğan Canbaz, ilköğretim ve orta öğretimini Denizli’nin Çal ilçesinde tamamladı. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nden 2011 yılında mezun oldu. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Tiyatro Topluluğu bünyesinde, birçok tiyatro oyununda görev aldı. 2015 yılında 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünde yüksek lisans programını bitirdi. Eğitim ile ilgili çeşitli sertifika programları ve konferanslara katılan Canbaz, 2018 yılında dünyadaki en büyük yaratıcılık organizasyonu olarak kabul edilen Destination Imagination Türkiye Denetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Şu anda özel bir okulda Türkçe Öğretmeni olarak görev yapmakta olan Canbaz, Öğretmen Ağı Değişim Elçisidir.

Image for post
Image for post

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Written by

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store