Marvin Meyer, Unsplash

Dijitalin Gücü Gücümüze Güç Katıyor mu?

Yazar: Pınar İlkiz

“‘Sevmek’ ne uzun kelime…” demiş Cemal Süreya, acaba iletişimciler de artık “‘Dijital’ ne güçlü kelime…” diyor mu? İşin şakası bir yana dijitalin gücü deyince ne anlıyoruz? Bu sorunun cevabını düşünürken iletişim kuramcısı Marshall McLuhan’ın, daha internet ortada yokken dillendirdiği, “Küresel Köy”ünde miyiz yoksa son yılların meşhur kavramlarından biri olan yankı odaları/fanuslarında mı?

Ortaklaştığımız bir şey var; artık dünyanın dört bir yanına ulaşabiliyor, herkesle bir şekilde iletişim kurabiliyoruz. Aynı zamanda derdimizi, tasamızı, sözümüzü, mahremimizi, başarımızı, utanç dolu anlarımızı herkesle paylaşabiliyoruz. Dijital, ne varsa hepsini “çok”luyor, buna maruz kaldıklarımız da dahil. ABD ve Kanada’da yapılan bir araştırmaya göre gündelik hayatta “ahlak dışı davranışlara” tanık olma olasılığımız yüzde beş* ama internet öyle mi?

Madem durum bu, biz dijitalin gücünü istediğimiz gibi eğip bükebiliyor muyuz? Dijital herkese olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarına da bir potansiyel vaadinde bulunuyor, peki sivil toplum kuruluşları bu potansiyeli sadece faaliyetlerini duyurmak ya da kaynak geliştirmek için değil de çalışma alanlarına dair -eğer varsa- derdini dile getirmek için de kullanabiliyor mu? Ya da başka bir deyişle, eğitim alanında çalışan sivil toplum kuruluşları bu sene başka neleri, hangi sorunları kendine dert etti de gündemine taşıdı?

Sivil toplum kuruluşlarının ağırlıklı olarak Instagram’da varlık gösterdiğini göz önünde bulundurursak eğitim alanında çalışan 11 kurumun** 2021 boyunca yayınladığı içerikleri inceledim. Satır arasında geçen değinmeler, doğrudan söylemeyip de işaret eden içerikler bu incelemeye dahil değil. Çünkü herkesin, her şeyi bulabilmesini/anlamlandırabilmesini sağlayan, dijital medya okuryazarlığı herkeste aynı düzeyde değil ve dijital yetkinliklerin de herkeste aynı düzeyde olmasını beklemek gerçekçi olmaz. Bu sebeple aslolan ilk bakışta sivil toplum kuruluşlarının neyi dert ettiğinin “görünür” olup olmadığı.

Öte yandan konu savunuculuk olunca Twitter en iyi mecra ama sivil toplum kuruluşlarının Instagram takipçileri genelde Twitter’daki takipçilerinden kat be kat yüksek olduğu için, soruna dair tartışmayı Instagram’da da görünür kılmak epey önemli.

2021 içeriklerinin en başında doğal afetler geliyor, çoğu sivil toplum kuruluşu afetlere dair içerik paylaşımında bulunmuş. Bunun ardından 20. Millî Eğitim Şûrası öncesinde öneriler ya da sonrasında kurumların tek tek ya da ortak bir şekilde yaptıkları değerlendirme açıklamaları geliyor. Bunu gündemine alanlar konu üzerinde epey emek harcamış.

Öğretmenin iyi olma ya da tükenmişlik hali de yine gündemdeymiş. Bununla beraber COVID-19’un etkileri ve geçiş sürecine dair endişeler/ipuçlarına dair başlıklar da kendine epey yer edinmiş. Babalar ve hatta aile için iletişim de sivil toplum kuruluşlarının gündeminde yer alırken uzaktan eğitim ve eğitim ortamları da içerik üretilen konular arasındaymış. Tek tük de olsa öğretmen atamaları da 2021’in gündemlerinden biri olmuş. Diğer konu başlıkları ise öğretmen açığı, eğitime erişim, öğrenme kaybı ve telafi eğitimleriymiş.

En çok tekrar eden ve emek yoğun içerik Millî Eğitim Şûrası olmuş. Ama bu başlık 11 sivil toplum kuruluşunun hepsinin gündeminde değilmiş. Olmalı mıydı? Bu sorunun cevabı o sivil toplum kuruluşundan ne beklediğinize göre değişir.

Öğrenme kayıpları, bütün bunlar arasında hem bu kadar çok yer bulmasına şaşırdığım hem de sevindiğim başlıktı. Sonuçta pandemi de hepimizi eğip büktü, eğitim alanında çalışan sivil toplum kuruluşları bunu gündemlerine taşıyarak aslında hem ihtiyacı görüp ne kadar hızlı yeniden pozisyon alabildiklerini hem de hak öznesinden hiç de kopuk olmadıklarını gösterdi.

Meraklısına:
Yankı odaları ve troller
Yankı fanusları hakkındaki yankı fanuslarından kaçınmak
Facebook yankı fanuslarından nasıl kaçınabilir?
Kavram ve Kuramlarıyla Marshall Mcluhan’a Bakış: Günümüzün Egemen Medya Araçları Ekseninde Bir Değerlendirme

*Conflicted: How Productive Disagreements Lead to Better Outcomes , Ian Leslie, February 2021, Faber and Faber
** Bu noktada herhangi bir ayrım gözetmeden internetteki çeşitli listelemelerde çalışma alanını “Eğitim” olarak belirtmiş olan sivil toplum kuruluşlarına baktım.

Pınar İlkiz Hakkında

2004'te İktisat Fakültesi’nden mezun oldu. İletişim Bilimleri’nde yüksek lisans yaptı. Bir süre fotoğrafçılık ile hayatını idame ettirdi. Sevin Okyay’a asistanlık yaptı. Daha sonra fotoğraf editörü olarak çalıştı. Ardından Taraf gazetesinde dış haberler bölümünde çalışmaya başladı. Aynı dönemde düzenli olarak gazetenin kültür-sanat eki ve arada kültür sanat sayfası için yazılar yazdı, röportajlar yaptı. Daha sonra ntvmsnbc’de yaşam sayfasının editörü oldu. Bunu NTV Yayınları’nda kitap editörlüğü takip etti. Dört yıl Uluslararası Af Örgütü’nde, önce Medya ve İletişim Koordinatörü, ardından Dijital Kaynak Geliştirme Koordinatörü olarak çalıştı. Bütün bu maceranın sonunda 2015 yılında sadece sivil toplum ve sosyal fayda üreten yapılarla çalışan bir iletişim/kaynak ve kapasite geliştirme ajansı olan Pikan Ajans’ı kurdu. Halen Pikan Ajans’ta İletişim Geliştirme Direktörü.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.