Eğitimde Diğerleri — II

Cevaplanan Değil Kesişen Sorular

2. sınıftaki 31 minik kuzuyla günlerimiz geçiyor. Geçiyor dediysem dendiği kadar kolay geçtiğini düşünmeyin lütfen.

Her gün 31 tane minik ağızdan onlarca soru :

-Öğretmenim muzun neden kabuğu var?

-Öğretmenim arılar neden bizi sokuyor?

-Öğretmenim dişlerimiz neden çıkıyor?

Daha onlarca, daha yüzlerce soru… ve hepsinin cevabını bekledikleri tek bir kişi var o da, öğretmenleri. Evet, sordukları sorularının en azından bir kısmına ben cevap verebilirim. Ama ne zamana kadar? Ve bunun onlara faydası ne kadar?

Bir gün, madem bu kadar çok sorunuz var haydi yazın bakalım, dedim, onlar da yazmaya başladılar. Önce yazdıkları sorulara benim cevap vermemi beklediler, sabırsızlandılar. Ne soracaklarını da bilemediler başta. Bir ipucu beklediler. Sordukları soruların cevaplarını kendilerinin bulacaklarını düşünüp korktular. Bu kaygılarından uzaklaşmaları için yardımcı oldum onlara. Cevapları boş verin, dedim, sadece aklınıza gelen ne varsa sorun. Onlar da kozalarından sıyrılmaya başladılar. Kozalarından sıyrıldıkça soruları değişti, renklendi, çeşitlendi. Ama hala bir merak: “Ne yapacağız bu sorularla?”

Soruları, cevap aramak için yazmıyoruz artık.” dedi, bir tanesi. Sordu: “Öğretmenim aynı soruları soranları mı bulacağız?”

İşte, tam da o anda, ipin ucunu yakaladılar. Ben de onlara bundan sonraki çalışmalarında ortak şeyleri merak ettikleri arkadaşlarıyla çalışmayı isteyip istemeyeceklerini sordum. Heyecanla kabul ettiler.

Şu an sürecin çok başındayız. Sorularımızın ve meraklarımızın ortaklarını bulduk; öğrenciler, küçük çaplı etkinlikleri kendileri planlamaya başladılar. Örneğin, Hayat Bilgisi dersinde “Yakın akrabalarını tanır.” kazanımı ile ilgili olarak kendilerine bir takım kurmuşlar. Resimle ilgili merakı olan Asu çizim yaptı, “Keşke bu konuyla ilgili bir hikaye kitabı olsa.’ diye düşünürlerken Yiğit’ten karikatür kitabı yapma fikri geldi. Rojin boyama işini üstlendi, sanırım bir de drama çalışması planlanıyor. Ben sadece uzaktan izliyorum. Bir şeye ihtiyaçları olduğunda ya karşılıyorum ya da nasıl karşılayacakları konusunda fikir veriyorum. Gerisini halledecek kadar azimliler.

Şu an gördüğümse sadece işbirliklerini kimlerle yapacaklarını seçebiliyor olmaları değil, yanlış yapmaktan, soru sormaktan, üretmekten çekinmeyen, eğlenen, hoşgörüyü ve paylaşmayı özümsemeye başlamış meraklı, heyecanlı 31 tane tazecik fidan …Yani süreç boyunca göstermelerini umduğum düşünce davranışları göstermeye başladılar. Ve bu tamamen sürecin içinde doğallığında gerçekleşti.

Hala soru sormaya devam ediyoruz; ama artık soruları cevap bulmak için değil, merak ettikleri dünyada yollarının kimlerle kesişeceğini görmek için yazıyorlar.

Herkese selamlar!

Emine Durmuş, Sınıf öğretmeni, Çayırova/Kocaeli

Written by

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store