Eleştirel Dijital Okuryazarlık İçin Eğitimde Bütünleşik Adım

Yazar: Türk-Alman Üniversitesi Kültür ve Sosyal Bilimler Fakültesi Kültür ve İletişim Bilimleri bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Posos Devrani

İçinde bulunduğumuz çağ, dijitali odağına alan, dijitale dair sahibiyet ve yetkinliklere göre insanları avantajlı ya da dezavantajlı olarak adlandırdığımız bir dönem. Dijital eşitsizlik önceleri dijitale erişim ve dijital araçlara sahibiyet üzerinden dar bir tanıma sahipken, artık bu eşitsizliği besleyen başka öğeler olduğunu biliyoruz: dijital yetkinlikler, fırsat ve riskleri doğru tanımlayabilmek, tüm bu yeterliliklerle dijitali doğru ve sorumlu şekilde kullanabilmek.

21. yüzyıl yetkinlikleri, son dönemde üzerinde en çok çalışılan konu olarak karşımıza çıkıyor. Bu yetkinlikler seti, sadece gençleri geleceğe hazırlamak için değil, kurumların da geleceğe uygun bir dönüşüm gerçekleştirebilmeleri için kendilerini geliştirmeleri gereken alanlar hakkında net bir yol haritası çizmelerini sağlıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) bilişsel alan, iletişimsel alan, etik/sosyal etki olarak üç başlıkta değerlendirdiği 21. yüzyıl yetkinliklerinde, her başlıkta gördüğümüz ve her yetkinlik setini dönüştüren olgu ise dijitalleşme. İstenen yeni becerilerde dijitalleşmenin etkilediği iki başlık dikkat çekiyor: Dijital okuryazarlık ve yeni medya okuryazarlığı. Bu iki okuryazarlık seviyesini yükseltmek için belirlenecek yol haritasında, bütünleşik ve kapsayıcı bir stratejiye ihtiyaç olduğu muhakkak. Kapsayıcılıktan kastedilen ise, öğrenciyi, öğretmeni ve aileyi denkleme dahil eden, etkileşime ve birbirinden beslenmeye teşvik eden bir sistem inşa etmek.

Türkiye’deki medya okuryazarlık eğitiminin, müfredat içindeki konumunu düşünerek değerlendirdiğimizde belirli bir zaman dilimiyle sınırlanan, zorunlu olmak yerine seçmeli ders olarak öğrenciye sunulan bir eğitim seti olduğunu görüyoruz. Oysa dünyadaki medya okuryazarlığı endeksleri incelendiğinde, ilk sıralarda yer alan ülkelerin tümünde temelde benzer bir yaklaşım olduğu dikkat çekiyor: Eğitim hayatının bütününe entegre edilmiş, belirli bir dersin odağı olmak yerine her dersin çıktılarında yer alan ve sürekli yenilenmeye açık bir sistem geliştirmek. Hatta veli ve öğretmeni de kapsayan bütünleşik yaklaşım gereği, okul yıllarının ötesinde bir yaşam boyu farkındalık sağlanması hedefleniyor. Dünyanın içinde bulunduğu medya ekosistemini ve yeni medyanın hızını düşündüğümüzde, medya okuryazarlığı eğitiminden beklememiz gerekenler daha da netleşiyor ve yol haritasının sonunda ulaşmak istediğimiz hedefleri net şekilde sıralayabiliyoruz:

● Erişebildiği dijital araçları doğru ve sorumlu şekilde kullanabilmek
● Medyada maruz kalınan verinin iyi bilgi/kötü bilgi olduğunun ayırdına varabilecek düzeyde eleştirel düşünme yetkinliğine sahip olmak
● Seçici bir içerik tüketicisi olmak
● Kendine ve topluma karşı sorumluluklarının bilincinde, ürettiği içeriğin doğruluğunu ve anlaşılırlığını önceliklendiren içerik üreticisi olmak

Bu hedeflere ulaşmak, Türkiye’deki güncel eğitim sisteminde öğretmen ve veli inisiyatiflerinin çabası ve işbirliği ile mümkün olabilir. Öğretmen Ağı ve Teyit’in “Öğretmenler için eleştirel dijital okuryazarlık” projesi tam da bu yüzden çok değerli bir adım. Özellikle Covid-19 pandemisinde tecrübe ettiğimiz zorunlu uzaktan eğitime geçiş döneminde, eğitime ve bunun ötesinde sosyal hayata erişimde dijitalle sınırlanan dünyalara hapsolan çocuklar ve aileler, öğretmenlerin yönlendirmesi ve rehberliğine sıklıkla ihtiyaç duydu. Pandemi sonrasında

ise, toplumun bilgiye ve içeriğe erişimde, yaratıcı üretimde, oyunda, sosyal ilişkilerde dijitale kayan alışkanlıkları sağlıklı kullanımlar çerçevesinde fayda üreten süreçlere çevirmek için vakit kaybetmeden adımlar atmak gerekiyor. Şu anda okuduğunuz el kitabı, bu adımların doğru noktadan, aileye ve çocuğa dokunan öğretmenlerden başladığının göstergesi. Bu çalışmayı farklı bir yere koymamın bir diğer sebebi ise projeye imza atan iki kurum.

Öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliğini mümkün kılan Öğretmen Ağı çatısı altında oluşan sinerji, eleştirel düşünme alışkanlığını kazandırmayı ve medya okuryazarlığını artırmayı amaç edinen Teyit’in bilgi donanımıyla birleşince, ihtiyaç duyulan eleştirel dijital okuryazarlık seviyesine erişebilmek için geriye tek eksik kalıyor: Bu değerli önerileri uygulamaya istekli, iyileştirmeye gönüllü, daha iyiye erişmeye ve sunmaya meraklı yetişkinler. Büyük bir emeğin ve örnek bir idealizmin sonucu olan bu kitap, diliyorum ki emeği geçenlerin ama en çok da geleceğimiz olan çocukların hak ettiği özeni ve ilgiyi görecek, öğretmen ve velilere ilham olacaktır.

“Öğretmenden öğretmene atölye oturumları ile paylaşımları artırmalıyız. Sınıf içi çalışmalarda yapılan uygulama örnekleri, iyi giden ve geliştirilmesi gereken yönleri birbirimize anlatmalı, fikir alışverişinde bulunmalıyız.”

- Sınıf Öğretmeni, İstanbul

Eleştirel dijital okuryazarlık projesinin çok önemli alanlardaki eksiklikleri tamamlayacağına inanıyorum. Örneğin;

● Eleştirel düşünme alanındaki müfredat eksikliklerinin öğretmenlerin inisiyatifinde ve katılımında, Prof. Dr. Kenan Çayır danışmanlığında ve Öğretmen Ağı & Teyit çatısı altında sistemli şekilde tamamlanmaya çalışılması çok değerli bir farkındalık ve emek.
● Öğretmenlerin kendi deneyimleriyle şekillenen, gerek içerikte gerekse yöntemde uygulayıcıların aynı zamanda üretici olduğu etkinliklere açık erişim
● Etkinlik önerilerinde öğretmen, veli, öğrenciyi kapsayan bütünleşik yaklaşım
● Teyit tarafından aktarılan teyitçilik ve eleştirel dijital okuryazarlığa dair arka plan ve temel bilgiler

Bu çalışmayı farklı bir yere koymamın bir diğer sebebi ise projeye imza atan iki kurum. Öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliğini mümkün kılan Öğretmen Ağı çatısı altında oluşan sinerji, eleştirel düşünme alışkanlığını kazandırmayı ve medya okuryazarlığını artırmayı amaç edinen Teyit’in bilgi donanımıyla birleşince, ihtiyaç duyulan eleştirel dijital okuryazarlık seviyesine erişebilmek için geriye tek eksik kalıyor: Bu değerli önerileri uygulamaya istekli, iyileştirmeye gönüllü, daha iyiye erişmeye ve sunmaya meraklı yetişkinler.

Büyük bir emeğin ve örnek bir idealizmin sonucu olan bu kitap, diliyorum ki emeği geçenlerin ama en çok da geleceğimiz olan çocukların hak ettiği özeni ve ilgiyi görecek, öğretmen ve velilere ilham olacaktır.

*Bu yazının orijinali Öğretmen Ağı ve Teyit işbirliği ve Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği desteğiyle hayata geçen Eğitimde Eleştirel Dijital Okuryazarlık Projesi’nin çıktısı olan Eğitimde Eleştirel Dijital Okuryazarlık: Öğretmenden Öğretmene El Kitabı’nda yayınlanmıştır.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.