Yazar: Onur Sulu

“Kuşlar uçar,

balıklar yüzer,

çocuklar oyun oynar.” (Garry Landreth)

11 Mart 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi ilan etmesiyle birlikte hayatımızda köklü değişiklikleri yaşayacağımız bir tarihin hiç farkında değildik. Sağlıklı bir birey olabilmemiz için Homo Sapiensler’den bu yana belirsizlikleri öngörülebilir noktaya çekmeyi başardık. Belirsizliğin yarattığı sancı, sıkıntı, küçük ölümler üretkenliğimizin ve yaratıcılığımızın sınırlarını genişletti.

Nitekim “Hayat Eve Sığar” mottosuyla çıktığımız yolculuğa ailece toplu etkinlikler, mutfakta pişen ekmekler, yaratıcı fikirler ekledik. Dünyayı değiştiren birçok buluşun evde yapıldığını evin huzur kaynağı olduğunu tekrar tekrar dinledik ve anlattık. Kitap okuduk, yeni bir dil öğrenmeye çalıştık, spor yaptık. Tempolu yaşamın içerisinde kaybolan “ben”imizle tekrar buluştuk ancak sürecin uzunluğu pandeminin kısa dönemde bitmeyeceğini acı kayıplarımızla deneyimledik. Sadece sayıları değil yaşamları, deneyimleri, kültürel taşıyıcıları kaybetmenin üzüntüsünü derinden yaşadık. Belirsizliğin uzaması çocuklarımızın ve yetişkinlerimizin dünyasında derin yalnızlık, kaygı ve endişe yarattı. Bu kaygıyı endişeyi aşabilmek için çocuklarımız ve yetişkinlerimiz oyuna, arkadaşına dokunmaya, sohbet etmeye derin özlem duydu.

Ekranda geçirilen süredeki inanılmaz artış ekranın cazibesinden daha çok insanın insana hasret olduğunun açık göstergesiydi. Çevrimiçi ekranlarda zararlı içeriklere sahip oyunlarla buluşmalar yaşansa da insanın yalnız olamayacağını sadece yalnızlığı tercih edebileceğini tekrar öğrendik. Toplumsal bir varlığız. Bizi biz yapan hayallerimiz, düşlerimiz, korkularımız, sevinçlerimiz, üzüntülerimiz bir başkası olmadan var olamaz. Yarın okul gidemeyeceksek sadece bir mekânı kaybetmeyeceğiz. Meslektaşımızın sıcak bir gülümsemesinden, öğrencilerimizin tatlı telaşlarından, öğrencilerimizin arkadaş özlemlerinden de mahrum kalacağız.

Mekânlar içindeki insanlarla yaşar. Her mekâna her canlının kokusu, sesi siner. Sabah öten serçe sesiyle birlikte ağaçlar, parklar bütünleşir. Nasıl ormanlar içindeki börtü böceğinden bitkisine, bitkisinden hayvanlarına kadar bir bütünse okullar da çocuklarla, öğretmenlerle birlikte yaşar. Bir okulun bahçesinde, koridorlarında nice arkadaşlıklar, gülümsemeler, al yanaklar gizlidir. Sabah okula gidemeyeceksek gecemiz de karanlığımız da uzun olur.

Pandemi döneminde öğrencilerimiz uyku problemlerinden, beslenme sorunlarına, beslenme sorunlarından iletişim problemlerine kadar birçok sorunla boğuşmak zorunda kaldı. Bu yüzden okulu kaybetmek uykuyu kaybetmek demek, okulu kaybetmek iletişim kurmayı, toplumsallığı kaybetmek demek. Geçen bir buçuk senenin ardından okulların tekrar açılması öğrencilerimizin ve bizlerin zihinsel, duygusal ve psiko-motor becerilerinin tekrar açılmasına sebep oldu. Okullar koşan, oynayan öğrencilerimizle dolu. Tıpkı balıkların yüzdüğü, kuşların uçtuğu gibi…

Ekran başında daha az süre geçirenler, pandeminin yarattığı kaygı ve endişeyi çözümleyebilen, kriz anlarına doğru tepki verebilmeyi başaran ebeveynler ve çocuklar okula uyum problemi yaşamadı. Doyasıya oynamaya devam ediyorlar. Pandemi sürecinde aç-kapa denkleminde bile okula devam edemeyen öğrencilerimiz ise okulun güvenli bir ortam olduğundan şüphe ettiler. Bu yüzden daha çok oyuna daha çok gülmeye ihtiyacımız var.

Okula uyum sürecinin kısa sürmesi ve tekrar kapanma ihtimali hepimizin en büyük korkusu. Sadece bir mekânı değil gelişim evrelerimizi de kaybediyoruz. Okula uyumun kaybolmaması için acilen kalabalık okullar ikili sisteme geçmeli, beslenme saatleri ve öğle araları kısaltılmalıdır. Salgının seyrini değiştirebilecek birçok teknik donanıma sahibiz ve en önemlisi okulların varlığından doğan önemli bir gücümüz var elimizde: Aşı.

Oyunla kalın. ☺

Onur Sulu Hakkında

Onur Sulu, Gaziantep Mehmet Adil Kasapseçkin İlkokulu’nda Sınıf Öğretmeni olarak çalışıyor ve Öğretmen Ağı Değişim Elçisi.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.