Image for post
Image for post

Uzaktan Eğitim Sürecine Dair Bir Öğretmenin Hisleri

Yazar: Zeliş Kurt

Yaşadıklarımız bir filmin kesiti gibi. Hayal ürünü olan, filmler miydi? Yoksa planlanan bir döngü içinde miydik? Bunların cevabını belki hiç bilemeyeceğiz, bazen tahmin edeceğiz ya da yıllar sonra öğreneceğiz.

Rüyakız’a aldığımız günlük geçen gün elimize ulaştı. Dün gece açtı ve ilk sayfasını yazdı. Bir çocuğun günlüğünde ilk sayfada koronavirüsü anlatan satırlar yerini aldı. Her gün ne yaşadığını yazmaya devam edecekmiş. Sosyal bir konuya dikkat çekmiş olması ve bugünlerde özellikle çocukların duygularını ifade edebilmeleri için günlüklerin de harika bir yöntem olduğunu vurgulamak adına bu konuyu burada paylaştığımı da belirtmiş olayım. (Ruyakız dan izinlidir:)

Peki bizler neler yaşadık eve kapandığımız bugünlerde?

Her şey bir yana, paraya dahi temas etmekten imtina ettiğimiz, her ihtiyacımızı sanaldan halletmek istediğimiz bir dönemdeyiz. Apartmanlarda sıkışıp kalmak zamanla psikolojimizi de etkileyecektir. Evlerde motive olacağımız, üreteceğimiz ve çokça dijitalle haşır neşir olmadan devam edeceğimiz bir süreç planlamalıyız. Evde uzun zamanlar geçirirken çocuklar ister istemez televizyon veya tablet karşısında saatlerini harcayacaklar. Çocukların ekranla temas kuracağı zamanlar için bir planlama yapılması gerekiyor.

Eğitim 4.0

Tüm bunlar yaşanırken, evde kaldığım günlerde aylar öncesinde konuştuğumuz konular aklıma geliyor: Endüstri 4.0 ve eğitim 4.0.

Ülke olarak biz hangi kısımdayız? Henüz 4.0’ı yakalamamış olan eğitim sistemimiz bu yeni döngüyle nasıl başa çıkacak? Acaba ülke olarak bu dijital sınavı geçebilecek miyiz?

Kimler bu süreçte başarılı olacak, kimler geride kalacak?

Belki de hepimiz deneğiz. Evlerden hayatı ne kadar yürütebileceğimiz hala bir merak konusu. Hal böyle iken şu an mecburi olarak dijitale yöneldik. Bizim de yaratıcılığımız ve düşünce sistemimiz tamamen o yöne evrildi.

Kafamızda deli sorular…

Dijital kanallardan ne yapabiliriz?

Ya da bir şey yapmalı mıyız?

Kaygımız neden bu kadar fazla?

Belki de çocukların kendilerini bulmaları için muhteşem bir süreçtir ev ortamı.

Özellikle bizim ülkemizde hızla koşturulan çocuklar için uzaktan eğitim ani bir duruş oldu. Ve en çok şaşkınlığı yaşayan onlardı aslında. Kendi başlarına kalma, sıkılma, daha çok sıkılma, ne yapsam diye düşünme, sonra merak, araştırma onlara iyi gelebilirdi tabi evde de rahat olabilirlerse.

Bu büyük bir fırsat değil mi?

Yıllardır otokontrolü başkalarının elinde olan çocuklar, artık serbestler bir süre.

Küçüklüğümü düşündüm de ben bu süreçte.

Ben ne yapıyordum?

Aslında sıkılmaktan kapılara tırmanmak, iki bacağınla en tepeye kadar çıkmak belki, düşmek ve tekrar tekrar tırmanmak. Basit oyunlar oynamak ve en çok gazetelerden bebeğin için kıyafet kesmekti. Ve durmadan şarkı söylemek… Sıkılmak işe yarıyordu aslında. Yaratıcılığınızı geliştiriyordu. Olmayacak işler buluyorduk evde, ki bu zamana göre materyaller de bu kadar çeşitli değildi.

Peki ya şimdiki nesil evlerde ne yapacaktı?

Eğitim, oyun VS. Her şey dijitalde hepimize çoktan sunulmaya başladı.

Ya eğitim dijitale nasıl taşınır?

Eğitimi dijitale taşımanın ötesinde, artırılmış gerçeklik ile öğretimin yollarını arayabilirim belki. Her çocuk yapamayabilir, illa dokunmak ve temas kurmak isteyecek çocuklar olacaktır. Elbette çocuklar televizyondan bir şeyler izlemeyi sever, lakin uygulamalı ve duygulara dokunmadan kazandırmayı düşündüğümüzün ne kadarını mümkün kılabiliriz?Evde çocukların merak duydukları konular üzerine yoğunlaşmaları ve araştırmalar yapmaları ve duyularını kullanarak çalışmaları daha faydalı olacaktır. Belki de bu dönemde kendilerini keşfetmiş olacaklar.Dışarıyla teması olmayan çocukların evde duygularını kolay yansıtmaları için sanatsal çalışmalar ve spor etkinlikleri yapmaları çok iyi gelecektir.

Tabi bir de bizim ülkemizde eğitimde fırsat eşitliği konusu var. Ağrı’nın mezrasındaki bir çocuk ile Ankara’nın göbeğindeki bir çocuk aynı kalitede dijital eğitim platformlarından fayda görecek mi? “Her evde en azından televizyon vardır ya” dediğinizi duyuyorum. Bilemedim her evde var mı? Her çocuk aynı koşullarda izleme imkanı bulacak mı? Kafamda böyle sorular.

Tüm bunlar aslında hepimizin beraber düşüneceği ve çözüm bulacağı problemler. Bizler bu süreci beraber yaşayıp deneyimleyecek olanlarız.Bu süreçte sivil toplumdan daha fazla destek alabilir, eve kapanan ebeveynler ve çocuklar için empati ve psikolojik destek programları düşünebiliriz. Zira evde mutlu olmayan, şiddet gören, anne baba tartışması duyan, kavgalarına şahit olan ve belki daha ötesini yaşayan çocuklarımız var. Şiddet gören kadınlar var. Bu noktada daha çok düşünüp onlara ulaşmanın yollarını beraber bulmalıyız.

Gönüllüsü olduğum sivil toplum kuruluşlarından bazıları çevrimiçi eğitim ve seminerlerine devam ediyor. Öğretmen Ağı, dijital içerikleriyle hem öğretmenleri hem öğrencileri çeşitli alanlarda besliyor ve eğitimin pek çok konusuna dair farkındalık sağlıyor. Mesela Öğretmen Ağı nın Temel Düşünme Becerileri Programına yoğunluğundan dolayı katılamamıştım fakat şu sıralar online açtığı için bu şansı yakalamış oldum. Bu anlamda evde olduğum zamanları çevrim içi eğitimlerle beslenerek geçiriyorum. BBOM Öğretmen Köyüm bu süreçte birbirini anlama ve destek buluşmaları için bağlantı çemberleri düzenliyor.

Sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra, okul grubunuzla, öğretmen arkadaşlarınızla “sanal öğretmenler odası” oluşturabiliriz. Ders, akademi, okul konuşmadan; sadece sürece dair evde neler yaptığınızı konuştuğunuz ve bağlantıda kaldığınız buluşmalar gerçekleştirebiliriz.

Bu süreci en sağlıklı şekilde atlatmak hepimizin tek dileği..

Zeliş Kurt Hakkında

2005 Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünden mezundur. 2005–2008 yılları arası Bitlis/Tatvan ‘da görev yapmıştır. 2008–2019 yılları arası İzmir Menemen Haykıran Köyü’ nde çalışmıştır.

Çalışmış olduğu köy okulunda Annemle Atölye Saatim,Duvarsız Sınıflar Özgür Çocuklar,Çocuklar Okusun Diye,Tarihim Kültürüm Mirasım ve Kadın Değişir Toplum Değişir projelerini yürütmüştür.

TARİHİM KÜLTÜRÜM MİRASIM uluslararası E-twinning projesiyle önce Ulusal Kalite Etiketi sonra Avrupa Kalite Etiketi almıştır. Ulusal ajansın her sene düzenlemiş olduğu Antalya 10.Etwinning Ulusal Konferansına,180 bin proje arasından 200 e girerek davet edilmiştir. Bu başarısı ile Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından Başarı Belgesi ile ödüllendirilmiştir. TARİHİM KÜLTÜRÜM MİRASIM projesi şimdilerde uluslararası Fransa jürisine sunulmuş olup sonuçları beklenmektedir.

Duvarsız Sınıflar Özgür Çocuklar projsiyle 2019 yılında Eğitimde Reform Girişiminin düzenlemiş olduğu Eğitimde İyi Örnekler platformuna seçilerek Ashoka Fark Yaratan Sınıfında proje sunumu gerçekleştirmiştir. Duvarsız Sınıflar Özgür Çocuklar projsiyle Eğitimde Değişim Konferansı ve Antalya Eyfor’da uluslararası kongrede projesini sunmuştur.

Kadın Değişir Toplum Değişir projesiyle velileri ve köy kadınlarıyla sosyal, kültürel ve iletişim üzerine çeşitli çalışmalar yürütmektedir.2018 yılında İzmir Demokrasi Üniversitesi tarafından düzenlenen Uluslararası Sosyal Bilimlerde Kritik Tartışmalar Kongresinde projesini sunmuştur. Kendi köyünde Haykıran Kadınlar Kitap Kulübü kurarak, kadınlarla okudukları kitapların yazarını köye davet ederek kitap kulübü kurmuştur.

8 Mart 2020 Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde düzenlenen Dünya Kadın Kongresi’nde açılış konuşmasına davet edilerek deneyimlerini aktarmıştır.

2018 EYFOR (Uluslararası Eğitim Yönetimi Forumu) da Yılın Örnek Öğretmeni seçilerek altın meşela ödülüne layık görülmüştür.

Zeliş Kurt yürütmüş olduğu projelerle ve köy halkı ile yapmış olduğu çalışmalarla dünya genelinde eğitimin nobeli olarak bilinen Hindistan merkezli AKS Education’ın organize ettiği “Küresel Öğretmen Ödül Komitesi”nin yaptığı değerlendirmede, yapmış olduğu projelerle 2019 yılında dünyanın en iyi öğretmenleri arasına girmiştir. Bu başarısı ile Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından davet edilerek Başarı Belgesi ile ödüllendirilmiştir.

Birçok Stk da aktif görev alarak rol alan ve gönüllü çalışmalar sürdüren Kurt, şu an İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü Ar ge biriminde projeler bölümünde yürütmüş olduğu çalışmaları genele yaymak için çalışmaktadır.

Written by

Öğretmen Ağı; öğretmenlerin, meslektaşları ve farklı disiplinlerden kişi ve kurumlarla bir araya gelerek güçlendiği bir paylaşım ve işbirliği ağıdır.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store